DİAYDER Davası 13 Mayıs 2022 Duruşma İzlem Raporu

DİAYDER DAVASI GÖZLEM RAPORU

 İSTANBUL 14. AĞIR CEZA MAHKEMESİ

2021/310 E

13.05.2022 Tarihli Duruşma

 Tutuklu bulunan DİAYDER Başkanı Ekrem Baran ile diğer tutuklu sanıklar Aydın Ayhan, Mehmet Emin Aslan, Mehmet İnan, Hafik Tunç ve Ali Fuat Hatip’in, Silivri Kampüs Cezaevi’nden SEGBİS ile bağlandığı duruşmaya, tutuksuz yargılanan birçok sanık, avukatları ile birlikte hazır bulundular.

Duruşma tanık yoklaması ile başladı. Gizli tanıklar X-tanık ve Kartal’a ulaşılamadığı, Gizli Tanık Padişah Farklı’nın da bugünkü duruşmada hazır edilemediği, Tanık Elhem Demir’in Silivri 5 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda SEGBİS vasıtasıyla hazır olduğu görüldü. Tanık Elhem Demir, iddianamede belirtilen ifadelerin kendisine ait olmadığını söyledi.

Tanık dinlenmesinden önce; İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şubesine yazılan müzekkereye verilen cevapta, sanıklar hakkında başkaca bilgi ve belge bulunmadığı ve geçen celse talep edilen diğer müzekkerelere ilişkin  cevapların geldiği bildirildi.

Tanığın dinlenmesinden sonra daha önce ifadesi alınmayan ve duruşmaya SEGBİS vasıtasıyla katılan  tutuksuz sanık Halil Bulut, sağlık durmunun kötü olması nedeniyle güçlükle konuşarak söyleyecek bir şeyi olmadığını bildirdi.Sanık Halit Bulut eşi  söz alarak, sanığın çok yaşlı olmasından ötürü savunma yapabilecek durumda olmadığını beyan etti.

DİAYDER Başkanı Ekrem Baran, İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen dosyadaki ‘Sivil Cuma Namazı’ iddialarına ilişkin savunmasını yaptı. Baran, her iki iddianamede yer alan suçlamaları reddederken, iddianamede belirtilen belgelerin, derneğin resmi belgeleri olduğunu, sivil Cuma namazlarına ilişkin herhangi bir yerde namaz kılmanın suç olarak ele alınamayacağını, dinen de hukuken de meşru olduğunu belirtti. Savunmasına çatışmaların son bulması için DİAYDER’den imamların oruç tuttuğunu, kendisinin de bir gün oruç tuttuğunu, oruç tutmanın sünnet olduğunu belirterek devam etti.

Savunmanın devamında, Suruç’ta bulunmalarının IŞİD’e yönelik bir tepki olduğunu, bunun suç olmadığını, nitekim bu dönemde, peşmergenin Türkiye toprakları üzerinden Kobanê’ye silahlı kuvvetlerinin sevkiyatının yapıldığını belirtti. Ayrıca Demokratik İslam Kongre’sinin bir suç olarak gösterilmesini kabul etmediğini belirten Baran, Hz. Muhammed zamanında yapılan Medine Sözleşmesi’nin iddianameye konu edildiğini belirtti.

Mahkeme heyetinin, WhatsApp üzerinden  “İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sultan” şeklinde ismi olan biri ile yapılan yazışmaları sorması  üzerine, Ekrem Baran, kişiyi şahsen tanımadığını, kendisiyle İBB’nin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için vermeyi planladığı kartlar ile ilgili konuştuklarını belirtti.

Baran müdafii ise, yazışmaların içeriğine değinerek, İBB çalışanının 272 kişiye yardım yapılacağına dair bilgi verdiğini, belediyenin AKP’nin elinde olduğu dönemlerde, bu listede yer alan 600’e yakın kişiye yardım yapıldığını beyan etti.

Baran’ın ardından sanık Rıza Oğur’un sorgusuna geçildi. Oğur, savunmasında atılı suçları kabul etmediklerini belirtti.

SEGBİS ile duruşmaya katılan tutuklu sanık Mehmet Emin Aslan, dernek olarak sivil toplum örgütü olmanın gereğini yaptıklarını ve dini görüşlerinin yargılandığını ifade etti. Kendisine yönelik ‘Direniş orucu’ tuttuğu iddialarını kabul etmeyen Aslan, DİK’e katılan birçok ismin bugün Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çalıştığını belirtti.

Aslan müdafii, tanığın ifadelerine itibar edilemeyeceğini, çünkü tanığın soruşturma evresinde kendisine ait olduğu iddia edilen ifadeleri kabul etmediğini,  iddia olunan ifadelerin  tanığın kendisine ait değil bir başkasının duyumları ile ilgili ifadeler olduğunu belirtti.

İddia makamı, tutukluluğun devamına ve gizli tanıkların dinlenmesi için yeniden usuli işlem yapılmasına, sanıklar Halil Bulut ve Mehmet Şimşek’in duruşmalardan vareste tutulmasına ilişkin taleplerin kabulüne, sanıklar Rıza Oğur ve Fahrettin Ülgün hakkında uygulanan konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına, uygulanan yurt dışı çıkış yasağının devamı hakkında mütalaasını verdi.

İddia makamının mütalaasının ardından sanık müdafiileri, iddianame ile ilgili daha önceden belirtmiş oldukları hususları ifade ederek, iddianamenin hukuki değil, siyasi, içi boş ve sivil toplum faaliyetlerini terör faaliyeti gibi gösteren, kurgusal bir metin olduğunu vurguladılar.

Duruşmaya 13.21’de ara kararların açıklanması için ara verildi.

ARA KARARLAR

-Istanbul CBS’ye müzekkere yazılarak Ekrem Baran ile ‘İBB Sultan’ arasındaki whatsApp yazısmalarına dayanak olan ses kaydı tutanaklarının istenilmesine, ilgili sahsın kimlik bilgilerinin istenilmesine, önümüzdeki duruşmada tanık olarak dinlenilmesi için usuli islem yapılmasına,

-Halil Bulut’un yaş ve sağlık durumu dikkate alınarak durusmalardan vareste tutulma talebinin kabulüne, diğer sanıkların bu taleplerinin reddine,

-Rıza Ogur ve Fahrettin Ülgün haklarında “Konutu terk etmemek” adli kontrol tedbirinin devamına, Aydın Ayhan ve Mehmet İnan hakkında “Belirlenen yerlere basvurmak” adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına, tüm tutuksuz sanıklar hakkında “Yurt dısına çıkamamak” adli kontrol tedbirinin devamına,

-Gizli tanıklar X-Tanık, Kartal ve Padisah Farklı’nın önümüzdeki celse dinlenilmeleri için usuli islem yapılmasına,

-İBB Başkanlığına  müzekkere yazılarak dağıtılan sosyal yardımların herhangi bir sisteme kayıtlı olup olmadığı, sistem dışı veya elden yardım dağıtım imkanının bulunup bulunmadığına ilişkin tüm evrakların istenilmesine,

-Nazlı Sevim’in tanık olarak dinlenilmesi talebinin reddine, Lezgin Bingöl’ün önümüzdeki celse tanık olarak dinlenilmesi için işlem yapılmasına,

-Tutuklu sanıklarının tamamının tutukluluk hallerinin devamına, tutukluk durumlarının 01.06.2022 günü dosya üzerinden değerlendirilmesine ve duruşmanın 17.06.2022 günü saat 10.00’a bırakılmasına oybirliği ile karar verildi.

İHGD Dava İzlem Ekibi